Nehir Baktıaya

Serin bir sonbahar ayı,

Bulutsuz bir kadir gecesinde,

Açmışım gözlerimi,

Martıların ve Boğaz’ın sesine.

Üç yıl kadar sonra,

Veda edip martılara,

Adana’ya taşındık,

Ailemin memleketine.

Adana,

Sıcak kaldırımlar,

Uçsuz bucaksız tarlalar,

Buğday, mısır; portakal, mandalina.

Kime sorsan ayrı cevap verir,

Kimisi kebap der,

Kimisi Küçük Saat,

Kimisi Taş Köprü.

Bana sorsan,

Yemyeşil bir bahçe,

Ortadan akan bir nehir,

Her yerde sinekler.

Adana’da geçti çocukluğum,

On yılım,

Arkadaşlarım,

Ailem.

Dedim ya taşındım Adana’ya,

İstanbul’u hiç unutmadım,

Galata, Taksim, Beşiktaş…

Arabalar, kornalar ve egzoz.

Hatırlamıyorum Adana’ya taşınışımızı,

Küçüktüm,

Fakat İstanbul’a geri dönüşüm,

Her ayrıntısıyla hatrımda.

Şimdi pembe bir okulda,

Gök kuşağından insanlarla yaşarken,

Kim bilir bundan sonra,

Neler neler göreceğim.

Görsel Kaynakçaları:

https://www.filgezi.com/istanbulda-en-guzel-manzarali-yerler-bogaz-manzarasi-izleme-yerleri/

https://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/en-guzel-istanbul-fotograflari,PS56vuEE5US6mxYVTYvjsA/WHKoXloxu0qHmQWaay07Jw

https://gezipgordum.com/adana-gezilecek-yerler/